Bakliyatlar günlük beslenmenin önemli protein kaynakları arasında yer alır. Mercimek, nohut, fasulye, bezelye ve soya gibi besinlerin yanı sıra yer fıstığı ve lupin de aynı geniş baklagiller ailesinin üyeleridir. Bu nedenle bir bakliyata karşı alerjisi bulunan kişilerde diğer baklagillerle ilgili çapraz reaksiyon ihtimali gündeme gelebilir.

Ancak bakliyat alerjisi tek bir hastalık gibi değerlendirilmemelidir. Bir kişinin mercimeğe alerjik olması nohut, fasulye, bezelye, soya veya yer fıstığına da mutlaka alerjik olduğu anlamına gelmez. Aynı ailede yer alan bu besinlerde bazı benzer proteinler bulunabildiği için testlerde birden fazla baklagile karşı duyarlılık görülebilir, fakat test pozitifliği her zaman gerçek klinik reaksiyon anlamına gelmez.

Bakliyat alerjisinde reaksiyonların şiddeti de değişken olabilir. Bazı kişilerde yalnızca hafif ağız veya deri belirtileri görülürken bazı kişilerde kusma, solunum güçlüğü veya anafilaksi gibi daha ciddi reaksiyonlar gelişebilir. Özellikle yer fıstığı, lupin, mercimek ve nohut gibi bazı baklagiller klinik açıdan daha belirgin reaksiyonlarla ilişkili olabilir. Bu nedenle amaç bütün bakliyatları otomatik olarak yasaklamak değil, hangi besinin gerçekten reaksiyona neden olduğunu doğru şekilde belirlemektir.

Bakliyat Alerjisi Nedir?

Bakliyat alerjisi, bağışıklık sisteminin bir veya daha fazla baklagilde bulunan proteinlere karşı aşırı duyarlılık geliştirmesi sonucunda ortaya çıkan besin alerjisidir. IgE aracılı bakliyat alerjisinde kişi ilgili besini tükettiğinde bağışıklık sistemi daha önce duyarlanmış olduğu proteinleri tanır. Bunun sonucunda histamin ve diğer alerjik mediyatörler salınabilir ve belirtiler ortaya çıkabilir.

Bakliyatlar Fabaceae adı verilen geniş bir bitki ailesinde yer alır. Ancak aynı aile içerisinde bulunmaları, içerdikleri bütün alerjen proteinlerin aynı olduğu anlamına gelmez. Mercimek, nohut, bezelye, fasulye, soya, lupin ve yer fıstığında bazı ortak protein aileleri bulunabilir. Bununla birlikte her bir baklagilin kendine özgü alerjen profili vardır. Bu nedenle bakliyat alerjisinin değerlendirilmesinde genel bir “bakliyat alerjisi” tanısından çok hangi baklagilin klinik reaksiyona neden olduğunun belirlenmesi önemlidir.

Bakliyat Alerjisi Neden Olur?

Bakliyat alerjisinin temelinde bağışıklık sisteminin baklagillerde bulunan belirli proteinleri alerjen olarak tanıması bulunur. Bakliyatlarda özellikle depo proteinleri olarak adlandırılan proteinler klinik açıdan önemlidir. Bu proteinler tohumun gelişimi için görev yapar ve bazıları ısıya ve sindirime karşı dayanıklı olabilir.

Isıya ve sindirime daha dayanıklı proteinlere karşı duyarlılık, bazı kişilerde pişmiş bakliyat tüketiminden sonra da reaksiyon görülmesini açıklayabilir. Baklagiller arasında yapısal olarak benzer proteinlerin bulunması çapraz duyarlılığa yol açabilir. Örneğin bir baklagile karşı gelişmiş IgE antikorları başka bir baklagildeki benzer proteini de tanıyabilir. Ancak bu durum yalnızca immünolojik çapraz reaksiyonu gösterir. Kişinin o diğer baklagili gerçekten tükettiğinde belirti yaşayıp yaşamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bakliyat Alerjisi Belirtileri Nelerdir?

Bakliyat alerjisinin belirtileri sorumlu besine ve kişinin duyarlılığına göre değişebilir. Ağızda kaşıntı, dudaklarda karıncalanma, dilde veya boğazda rahatsızlık hissi ilk belirtiler arasında olabilir. Deride ürtiker, yaygın kaşıntı, kızarıklık ve dudak veya göz çevresinde şişme görülebilir.

Sindirim sistemi etkilendiğinde karın ağrısı, bulantı, kusma veya ishal ortaya çıkabilir. Özellikle çocuklarda ani ve tekrarlayan kusma besin alerjisi reaksiyonunun bir parçası olabilir. Solunum sisteminin etkilenmesi durumunda öksürük, ses değişikliği, hırıltılı solunum veya nefes almakta güçlük gelişebilir. Dolaşım sisteminde baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü veya bayılma görülebilir. Birden fazla organ sisteminin kısa süre içerisinde etkilenmesi veya solunum ve dolaşım belirtilerinin gelişmesi anafilaksi açısından önemlidir.

Bakliyat Alerjisi Anafilaksi Yapar mı?

Evet. Bazı bakliyatlar ciddi sistemik reaksiyonlara ve anafilaksiye neden olabilir. Yer fıstığı bu grubun en iyi bilinen örneklerinden biridir. Ancak lupin, mercimek, nohut, bezelye ve diğer baklagillerle de ciddi reaksiyonlar görülebilir.

Anafilaksi geliştiğinde dil veya boğazda belirgin şişme, nefes almakta güçlük, hırıltı, dolaşım bozukluğu, baş dönmesi veya bilinç kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Daha önce belirli bir bakliyatla hafif reaksiyon yaşanmış olması gelecekteki bütün reaksiyonların hafif olacağını garanti etmez. Anafilaksi açısından riskli bulunan kişilere hekim tarafından adrenalin oto-enjektörü reçete edilebilir ve kişiye özel acil durum planı hazırlanabilir.

Bakliyat Alerjisinde Çapraz Reaksiyonlar

Bir Bakliyata Alerji Varsa Hepsine Alerji Olur mu?

Hayır. Bakliyat alerjisinde en sık yapılan hatalardan biri, bir baklagile alerji saptandığında bütün bakliyatların diyetten çıkarılmasıdır. Aynı bitki ailesinde bulunmaları nedeniyle mercimek, nohut, bezelye, fasulye, soya, yer fıstığı ve lupin arasında bazı protein benzerlikleri vardır. Bu nedenle testlerde birden fazla baklagile karşı pozitiflik görülebilir.

Ancak test pozitifliği klinik alerjiyle aynı değildir. Örneğin mercimeğe alerjisi olan bir kişi nohudu, fasulyeyi veya bezelyeyi yıllardır herhangi bir sorun yaşamadan tüketiyor olabilir. Bu durumda yalnızca mercimek alerjisi nedeniyle bu besinlerin diyetten çıkarılması gerekli olmayabilir. Kişinin daha önce güvenle tükettiği bakliyatlar mümkün olduğunca korunmalıdır.

Mercimek ve Nohut Alerjisi Birlikte Görülebilir mi?

Mercimek ve nohut aynı baklagiller ailesinde yer alır ve bazı proteinleri birbirine benzer. Bu nedenle mercimek alerjisi olan bazı kişilerde nohuta karşı da test pozitifliği veya klinik reaksiyon görülebilir. Benzer şekilde nohut alerjisi olan kişilerde mercimekle çapraz duyarlılık bulunabilir.

Ancak iki besin arasında testlerde çapraz reaksiyon görülmesi kişinin her ikisine de klinik olarak alerjik olduğu anlamına gelmez. Mercimek alerjisi olan ancak nohudu düzenli olarak sorunsuz tüketen kişinin yalnızca teorik çapraz reaksiyon nedeniyle nohudu bırakması genellikle gerekli değildir.

Bezelye Alerjisi ve Diğer Bakliyatlar

Bezelye de baklagiller ailesinin bir üyesidir ve özellikle son yıllarda bezelye proteininin işlenmiş ürünlerde daha sık kullanılmaya başlamasıyla klinik açıdan daha fazla gündeme gelmektedir. Bitkisel protein ürünleri, vegan alternatifler, protein barları ve bazı et yerine geçen ürünlerde bezelye proteini bulunabilir.

Bezelye proteinleriyle yer fıstığı ve bazı diğer baklagiller arasında çapraz duyarlılık görülebilir. Bu nedenle yer fıstığı veya başka bakliyat alerjisi bulunan kişilerde bezelye proteini içeren yeni ürünlerin tüketimi sırasında reaksiyon öyküsü varsa değerlendirme yapılmalıdır. Ancak yer fıstığı alerjisi olan herkes bezelyeye de alerjik değildir.

Soya Alerjisi ile Diğer Bakliyat Alerjileri Arasında İlişki Var mı?

Soya da Fabaceae ailesinde bulunur. Soya alerjisi özellikle çocukluk döneminde önemli besin alerjilerinden biridir. Bununla birlikte soyaya alerjisi bulunan herkesin mercimek, nohut, fasulye veya yer fıstığına alerjik olduğu düşünülmemelidir.

Aynı şekilde başka bir bakliyat alerjisi bulunan kişide soya testinin pozitif çıkması, gerçek soya alerjisini tek başına kanıtlamaz. Soya çok sayıda işlenmiş gıdada bulunabildiği için gerçek soya alerjisi saptanan kişilerde etiket okuma ayrıca önemlidir.

Lupin ve Yer Fıstığı Arasındaki İlişki

Bakliyatlar içerisinde çapraz reaksiyon açısından en önemli ilişkilerden biri lupin ile yer fıstığı arasında görülür. Her iki besin de baklagiller ailesinde yer alır ve bazı depo proteinleri arasında yapısal benzerlik bulunur. Bu nedenle yer fıstığı alerjisi bulunan bazı kişilerde lupine karşı duyarlılık veya klinik reaksiyon görülebilir.

Lupin özellikle bazı unlu mamullerde ve protein açısından zengin ürünlerde kullanılabildiği için fark edilmeden tüketilebilir. Bununla birlikte yer fıstığı alerjisi olan herkesin lupine alerjik olduğu veya lupin alerjisi olan herkesin yer fıstığına reaksiyon göstereceği söylenemez.

Fasulye Alerjisi Diğer Bakliyatlardan Farklı mıdır?

Fasulye de baklagiller ailesine aittir ve farklı fasulye türlerinde çeşitli proteinler bulunur. Bazı kişiler belirli bir fasulye türüne karşı reaksiyon yaşarken başka bakliyatları sorunsuz tüketebilir. Bu nedenle “fasulye alerjisi” tanısı konulduğunda hangi fasulye türüyle reaksiyon yaşandığının bilinmesi önemlidir.

Kuru fasulye, maş fasulyesi, barbunya veya diğer türler aynı genel grupta yer alsa da klinik reaksiyonlar kişiden kişiye farklı olabilir.

Bakliyatın Tüketim Şekli Alerjiyi Etkiler mi?

Pişmiş Bakliyat Alerji Yapar mı?

Evet. Bakliyatlar çoğunlukla pişirilerek tüketildiği için gerçek bakliyat alerjisinde pişmiş besinlerle reaksiyon görülmesi sık rastlanan bir durumdur. Bazı alerjen proteinler ısıya karşı dayanıklıdır ve pişirme sonrasında da IgE tarafından tanınabilir.

Bu nedenle “mercimek veya nohut çok iyi pişerse alerji yapmaz” şeklinde genel bir yaklaşım doğru değildir. Bununla birlikte ısıl işlemin farklı proteinler üzerindeki etkisi aynı değildir. Bazı proteinlerin alerjenliği pişirme sırasında azalabilir. Gerçek alerjisi bulunan kişinin farklı pişirme yöntemlerini kendi başına deneyerek güvenli form belirlemeye çalışması özellikle daha önce ciddi reaksiyon yaşamışsa uygun değildir.

Bakliyat Suyu veya Haşlama Suyu Alerji Yapar mı?

Bakliyat pişirilirken bazı proteinler haşlama suyuna geçebilir. Bu nedenle gerçek bakliyat alerjisi bulunan bir kişide yalnızca tane kısmı değil, pişirme suyu veya bu suyun kullanıldığı çorbalar da reaksiyon açısından önem taşıyabilir.

Örneğin mercimek çorbası doğrudan mercimek proteinlerini içerir ve mercimek alerjisi olan kişiler için güvenli değildir. Benzer şekilde bakliyatın haşlama suyunun başka yemeklerde kullanılması da maruziyete neden olabilir.

Bakliyat Unları ve Protein Tozları Alerji Yapar mı?

Evet. Nohut unu, mercimek unu, bezelye proteini, soya proteini ve lupin unu gibi ürünler ilgili baklagilin proteinlerini içerir. Bu ürünler özellikle glutensiz, vegan, yüksek proteinli veya sporcu ürünlerinde kullanılabilir.

Besinin öğütülmüş veya protein konsantresi haline getirilmiş olması alerjenliği ortadan kaldırmaz. Hatta bazı protein konsantrelerinde ilgili alerjen proteinlerin miktarı yüksek olabilir. Bu nedenle gerçek bakliyat alerjisi bulunan kişilerin ürün etiketlerinde yalnızca besinin klasik adını değil, un ve protein formlarını da dikkate alması gerekir.

Bakliyat Alerjisi Nasıl Teşhis Edilir?

Tanıda ilk ve en önemli aşama ayrıntılı klinik öyküdür. Hangi bakliyatın tüketildiği, ne miktarda tüketildiği, belirtilerin ne kadar sürede başladığı ve hangi organ sistemlerinin etkilendiği değerlendirilir. Kişinin aynı baklagili daha önce tüketip tüketmediği ve diğer bakliyatları güvenle yiyip yiyemediği özellikle önemlidir.

Gerekli durumlarda deri prik testi ve kanda şüpheli bakliyata özgü IgE ölçümü yapılabilir. Ancak baklagiller arasındaki çapraz reaksiyon nedeniyle testlerde birden fazla pozitiflik görülebilir. Bu nedenle her pozitif test sonucunun “alerji” olarak kabul edilmesi yanlış olabilir.

Tanının belirsiz kaldığı ve klinik olarak uygun görülen durumlarda kontrollü oral besin provokasyon testi kullanılabilir. Provokasyon ciddi reaksiyon riski nedeniyle uygun tıbbi ortamda ve uzman gözetiminde yapılmalıdır.

Bakliyat Alerji Testlerinde Neden Birden Fazla Pozitiflik Çıkabilir?

Bakliyatların aynı bitki ailesinde bulunması bazı alerjen proteinlerin birbirine benzer olmasına yol açar. Bağışıklık sistemi bir bakliyattaki proteine karşı IgE geliştirdiğinde, bu IgE başka bir bakliyattaki benzer proteini de tanıyabilir. Bunun sonucunda örneğin mercimek alerjisi olan bir kişide nohut veya bezelye testleri de pozitif çıkabilir.

Ancak bu durum kişinin o besinleri tükettiğinde mutlaka reaksiyon yaşayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle laboratuvar sonuçlarının gerçek tüketim öyküsüyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Daha önce sorunsuz şekilde tüketilen bir besinin yalnızca test pozitifliği nedeniyle yasaklanması gereksiz kısıtlamaya neden olabilir.

Bakliyat Alerjisinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gerçek bakliyat alerjisi doğrulandığında temel yaklaşım reaksiyona neden olan baklagilden kaçınmaktır. Ancak kaçınma planı mümkün olduğunca spesifik olmalıdır. Örneğin yalnızca mercimeğe klinik alerjisi bulunan bir kişinin nohut, fasulye ve bezelyeyi güvenle tüketebildiği gösterilmişse bütün bakliyatları bırakması gerekli değildir.

Ciddi reaksiyon açısından riskli kişilerde hekim tarafından acil durum planı hazırlanabilir ve adrenalin oto-enjektörü reçete edilebilir. Anafilaksi geliştiğinde birinci basamak tedavi adrenalindir. Antihistaminikler hafif deri belirtilerinde yardımcı olabilir ancak anafilakside adrenalinin yerine geçmez.

Bakliyat İçeren Hazır Ürünlere Dikkat Edilmeli mi?

Evet. Bakliyatlar artık yalnızca klasik yemeklerde değil, çok sayıda işlenmiş üründe kullanılmaktadır. Bezelye proteini vegan et alternatiflerinde, protein barlarında ve bazı içeceklerde bulunabilir. Nohut unu glutensiz ürünlerde, krakerlerde ve atıştırmalıklarda kullanılabilir. Lupin unu bazı ekmek ve hamur işlerinde bulunabilir. Soya proteini ise çok sayıda hazır gıda ve işlenmiş üründe kullanılabilmektedir.

Bu nedenle gerçek alerjisi bulunan kişinin yalnızca evde hazırlanan klasik bakliyat yemeklerine değil, ürün etiketlerine de dikkat etmesi gerekir.

Çocuklarda Bakliyat Alerjisi

Bakliyat alerjileri çocukluk döneminde görülebilir. Özellikle mercimek, nohut, bezelye, soya ve yer fıstığı çocukluk çağında klinik olarak önemli olabilir. Çocuğun bakliyat tüketiminden sonra yaygın ürtiker, dudak veya gözlerde şişme, tekrarlayan kusma, öksürük, hırıltı veya solunum güçlüğü yaşaması besin alerjisi açısından değerlendirilmelidir.

Tanı konulduktan sonra yapılan en önemli hatalardan biri bütün baklagillerin diyetten çıkarılmasıdır. Bakliyatlar çocukların protein, lif, vitamin ve mineral alımına katkıda bulunduğu için geniş eliminasyon diyetleri beslenmeyi gereksiz şekilde kısıtlayabilir. Çocuğun daha önce güvenle tükettiği bakliyatlar yalnızca bir baklagile alerji bulunduğu için bırakılmamalıdır.

Bakliyat Alerjisi Kendiliğinden Geçer mi?

Bakliyat alerjisinin doğal seyri hangi baklagilin sorumlu olduğuna göre değişebilir. Soya gibi bazı besin alerjileri çocukluk döneminde zamanla düzelebilirken yer fıstığı alerjisi daha kalıcı olma eğilimindedir. Mercimek, nohut veya diğer bakliyat alerjilerinde de seyir kişiden kişiye değişebilir.

Uzun süre reaksiyon yaşanmamış olması tek başına alerjinin geçtiğini göstermez. Bunun nedeni kişinin ilgili besinden başarılı şekilde kaçınması olabilir. Alerjinin devam edip etmediği klinik öykü, testlerin zaman içerisindeki değişimi ve uygun hastalarda oral provokasyon testiyle değerlendirilebilir.

Bakliyat Alerjisi ile İntolerans Aynı Şey midir?

Hayır. Bakliyat alerjisinde bağışıklık sistemi belirli proteinlere karşı reaksiyon gösterir. Bakliyat intoleransı veya sindirim hassasiyetinde ise farklı mekanizmalar söz konusudur.

Bakliyatlar fermente olabilen karbonhidratlar ve lif açısından zengindir. Bu nedenle bazı kişilerde mercimek, nohut veya fasulye tüketiminden sonra gaz, şişkinlik ve karın ağrısı oluşabilir. Bu belirtilerin bulunması tek başına bakliyat alerjisi olduğu anlamına gelmez. Gerçek IgE aracılı alerjide özellikle tüketimden kısa süre sonra ürtiker, şişme, kusma veya solunum belirtileri gibi bulgular daha dikkat çekicidir.

Bakliyatlar Arasında Önemli İlişkiler

BakliyatÖne çıkan ilişki
Yer fıstığıBaklagildir ancak diğer bütün bakliyatlara otomatik alerji anlamına gelmez
LupinYer fıstığıyla önemli çapraz reaksiyon gösterebilir
Mercimek ve nohutBazı kişilerde birlikte duyarlılık veya klinik reaksiyon görülebilir
BezelyeProtein konsantreleri nedeniyle işlenmiş ürünlerde giderek daha sık karşılaşılır
SoyaYaygın kullanılan bir alerjendir ancak diğer bakliyatlara otomatik alerji anlamına gelmez

Bu tablo hangi besinlerin değerlendirilmesinin yararlı olabileceğini gösterir. Hangi bakliyatların gerçekten diyetten çıkarılacağı kişinin klinik öyküsüne göre belirlenmelidir.

Bakliyat Alerjisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Mercimek alerjisi olanlar nohut yiyebilir mi?

Bazı kişilerde mercimek ve nohut arasında çapraz reaksiyon görülebilir ancak mercimek alerjisi olan herkes nohuta alerjik değildir. Nohut daha önce sorunsuz tüketiliyorsa yalnızca mercimek alerjisi nedeniyle bırakılması gerekli olmayabilir.

Yer fıstığı alerjisi olanlar bütün bakliyatları bırakmalı mı?

Hayır. Yer fıstığı bir baklagil olsa da yer fıstığı alerjisi bulunan herkes mercimek, nohut, bezelye veya fasulyeye alerjik değildir.

Bakliyat alerjisi olan kişi fasulye yiyebilir mi?

Bu, hangi bakliyata alerji bulunduğuna ve kişinin fasulyeyle ilgili gerçek tüketim öyküsüne bağlıdır. Bir baklagile alerji bulunması fasulyenin otomatik olarak yasaklanmasını gerektirmez.

Bezelye proteini alerji yapabilir mi?

Evet. Bezelye proteini bezelyenin alerjen proteinlerini içerebilir ve gerçek bezelye alerjisi bulunan kişilerde reaksiyon oluşturabilir.

Lupin alerjisi yer fıstığı alerjisiyle ilişkili midir?

Evet. Lupin ve yer fıstığı aynı baklagiller ailesindedir ve bazı alerjen proteinleri arasında çapraz reaksiyon bulunabilir. Ancak birine alerji diğerine kesin olarak alerji anlamına gelmez.

Bakliyatlar pişirilince alerji yapmaz mı?

Hayır. Bazı bakliyat alerjenleri ısıya dayanıklıdır ve iyi pişmiş besinlerle de reaksiyon gelişebilir.

Bakliyat alerjisi testi nasıl yapılır?

Tanıda klinik öykünün yanında deri prik testi ve kanda şüpheli bakliyata özgü IgE ölçümü kullanılabilir. Gerekli durumlarda kontrollü oral provokasyonla klinik alerji değerlendirilir.

Bakliyat alerjisi tehlikeli olabilir mi?

Evet. Bazı kişilerde yalnızca hafif deri belirtileri görülürken bazı bakliyatlar ciddi sistemik reaksiyon ve anafilaksiye neden olabilir. Solunum veya dolaşım belirtileri acil değerlendirme gerektirir.

Sonuç

Bakliyat alerjisi, tek bir besine karşı gelişen alerjiden daha karmaşık görünebilir çünkü mercimek, nohut, bezelye, fasulye, soya, lupin ve yer fıstığı aynı geniş bitki ailesinde bulunur. Bu yakınlık bazı proteinlerin birbirine benzemesine ve alerji testlerinde birden fazla baklagile karşı pozitiflik görülmesine neden olabilir. Ancak çapraz duyarlılık ile gerçek klinik alerji aynı değildir. Bir bakliyata alerjisi olan kişinin bütün bakliyatları beslenmesinden çıkarması çoğu zaman gerekli değildir.

Doğru tanıda kişinin hangi baklagili tükettiği, ne tür reaksiyon yaşadığı, diğer bakliyatları güvenle yiyip yiyemediği ve alerji testlerinin klinik öyküyle uyumu birlikte değerlendirilmelidir. Bu yaklaşım özellikle çocuklarda önemlidir. Gereksiz geniş eliminasyon diyetlerinden kaçınarak yalnızca gerçek risk oluşturan bakliyatların beslenmeden çıkarılması hem güvenliği hem de beslenme çeşitliliğini korur.

Benzer İçerikler