Çilek, çocukluk döneminden itibaren sık tüketilen ve taze meyvenin yanı sıra reçel, yoğurt, dondurma, smoothie, pasta, tatlı ve çeşitli hazır gıdalarda kullanılan bir meyvedir. Çoğu kişi çileği herhangi bir sorun yaşamadan tüketebilirken bazı kişilerde çilekte bulunan proteinlere karşı gerçek alerjik reaksiyonlar gelişebilir. Çilek tüketiminden sonra ağız ve boğazda kaşıntı, dudaklarda karıncalanma, ürtiker, yüzde veya göz çevresinde şişme, sindirim sistemi yakınmaları ve daha ciddi durumlarda solunum belirtileri ortaya çıkabilir.

Çilek alerjisinin değerlendirilmesinde önemli noktalardan biri, bütün reaksiyonların aynı mekanizmayla ortaya çıkmamasıdır. Özellikle huş polenine karşı alerjisi bulunan bazı kişilerde çilekteki Fra a 1 adlı proteinle çapraz reaksiyon gelişebilir. Bu durumda belirtiler çoğunlukla çiğ çilek tüketiminden kısa süre sonra ağız ve boğazda kaşıntı şeklinde ortaya çıkan polen-gıda sendromuyla ilişkili olabilir. Fra a 1, huş polenindeki Bet v 1 proteinine benzeyen PR-10 ailesinden bir alerjendir.

Bununla birlikte çilekte yalnızca Fra a 1 bulunmaz. Profilin ve lipid transfer proteini gibi başka alerjenler de tanımlanmıştır. Özellikle lipid transfer proteinleri daha dayanıklı olabildiğinden bazı kişilerde ağızla sınırlı olmayan reaksiyonlar görülebilir. Bu nedenle çilek yedikten sonra yalnızca hafif ağız kaşıntısı yaşayan bir kişiyle yaygın ürtiker, solunum güçlüğü veya anafilaksi yaşayan kişinin alerjik profili aynı olmayabilir.

For privacy reasons YouTube needs your permission to be loaded.

Çilek Alerjisi Nedir?

Çilek alerjisi, bağışıklık sisteminin çilekte bulunan belirli proteinlerden bir veya birkaçını zararlı olarak algılaması sonucunda ortaya çıkan besin alerjisidir. IgE aracılı reaksiyonlarda kişi ilgili çilek proteinine karşı duyarlanır. Çilek tekrar tüketildiğinde IgE antikorlarının alerjeni tanıması sonucunda mast hücreleri ve bazofillerden histamin ve diğer alerjik mediyatörler salınabilir.

Bunun sonucunda ağız ve boğazda kaşıntı, ürtiker, anjiyoödem, kusma veya solunum belirtileri gibi hızlı gelişen yakınmalar ortaya çıkabilir. Reaksiyonun şiddeti kişinin hangi alerjene karşı duyarlı olduğuna, tüketilen miktara ve bireysel reaksiyon eşiğine göre değişebilir.

Çilekte Fra a 1, Fra a 3 ve Fra a 4 gibi farklı alerjenler tanımlanmıştır. Fra a 1 PR-10 grubunda, Fra a 3 lipid transfer proteini grubunda değerlendirilirken Fra a 4 profilin olarak bilinir. Farklı protein ailelerinin ısı ve sindirime karşı dayanıklılığı aynı olmadığından klinik görünüm de kişiden kişiye değişebilir.

Çilek Alerjisi Neden Olur?

Çilek alerjisinin temelinde bağışıklık sisteminin çilekte bulunan proteinlere karşı geliştirdiği aşırı duyarlılık bulunur. Bazı kişiler doğrudan çilek proteinlerine karşı duyarlanabilirken bazı kişilerde ilk duyarlanma polenler üzerinden gerçekleşebilir. Özellikle huş poleninin majör alerjeni Bet v 1’e karşı gelişmiş IgE antikorlarının çilekteki yapısal olarak benzer Fra a 1 proteinini tanıması bu mekanizmanın önemli örneklerinden biridir.

Polen aracılığıyla gelişen bu tip çapraz reaksiyonlarda belirtiler çoğunlukla çiğ meyveyle ortaya çıkar ve ağız-boğaz bölgesinde sınırlı kalabilir. Bunun nedeni PR-10 proteinlerinin ısı ve sindirim işlemlerine karşı daha hassas olmasıdır. Buna karşılık lipid transfer proteinleri gibi daha dayanıklı alerjenlere karşı gelişen duyarlılıkta pişmiş veya işlenmiş meyvelerle de reaksiyon görülmesi mümkündür.

Çilek alerjisinin bütün hastalarda aynı alerjene bağlı olmadığı bu nedenle özellikle önemlidir. Bir kişinin yalnızca çiğ çilekle ağız kaşıntısı yaşaması ile çilek reçeli veya pişmiş çilek içeren ürünlerle de sistemik reaksiyon yaşaması farklı mekanizmaları düşündürebilir.

Çilek Alerjisi Belirtileri Nelerdir?

Çilek alerjisinin belirtileri genellikle meyvenin tüketilmesinden kısa süre sonra ortaya çıkar. Ağız içerisinde kaşıntı, dil veya damakta karıncalanma, dudaklarda kaşıntı ve boğazda hafif rahatsızlık özellikle polen-gıda sendromuyla ilişkili kişilerde görülebilir. Bu belirtiler çoğu zaman çiğ meyvenin ağız mukozasıyla temasından hemen sonra başlar.

Deride ürtiker, yaygın kaşıntı, kızarıklık, dudaklarda veya göz çevresinde belirgin şişme gelişebilir. Sindirim sistemi etkilendiğinde karın ağrısı, bulantı, kusma veya ishal ortaya çıkabilir. Özellikle tüketimden kısa süre sonra ürtiker veya şişmeyle birlikte kusma görülmesi gerçek IgE aracılı besin alerjisi açısından önemlidir.

Daha ciddi reaksiyonlarda öksürük, ses değişikliği, boğazda sıkışma, hırıltılı solunum veya nefes almakta güçlük gelişebilir. Baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, bayılma veya bilinç değişikliği gibi dolaşım sistemi belirtileri ise anafilaksi açısından acil değerlendirme gerektirir.

Çilek Alerjisi Anafilaksi Yapar mı?

Evet. Çilek alerjisinde reaksiyonlar çoğu zaman ağız ve deri belirtileriyle sınırlı olabilse de nadiren ciddi sistemik reaksiyon ve anafilaksi gelişebilir. Çilek ve ahududu tüketiminden sonra anafilaksi yaşayan çocuk vakaları yayımlanmış ve gerçek IgE aracılı çilek alerjisinin ciddi reaksiyon oluşturabileceği gösterilmiştir.

Anafilaksi sırasında dil veya boğazda belirgin şişme, nefes almakta güçlük, hırıltı, yaygın ürtiker, tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi veya bilinç kaybı gelişebilir. Daha önce yalnızca hafif reaksiyon yaşanmış olması gelecekteki bütün reaksiyonların da hafif olacağını garanti etmez.

Daha önce çilekle sistemik reaksiyon yaşayan veya anafilaksi açısından yüksek riskli bulunan kişilere hekim tarafından adrenalin oto-enjektörü reçete edilebilir ve yanlışlıkla tüketim durumunda uygulanacak kişisel acil durum planı hazırlanabilir. Anafilakside birinci basamak tedavi adrenalindir.

Çilekteki Alerjen Proteinler ve Polen İlişkisi

Fra a 1 Nedir?

Fra a 1, çilekte bulunan PR-10 ailesinden önemli bir alerjendir ve huş polenindeki Bet v 1 proteinine yapısal olarak benzerdir. Huş polenine karşı IgE geliştirmiş bazı kişilerde bu antikorlar çilekteki Fra a 1’i de tanıyabilir. Bu durum çilekle ilişkili polen-gıda sendromunun temel mekanizmalarından biridir.

Fra a 1’e bağlı reaksiyonlarda ağızda kaşıntı, dudaklarda karıncalanma ve boğazda hafif kaşıntı daha sık görülebilir. PR-10 proteinlerinin ısı ve enzimatik işleme karşı hassas olması nedeniyle çileğin pişirilmesi veya işlenmesi bazı kişilerde alerjenliği azaltabilir.

Ancak bu durum bütün çilek alerjileri için geçerli değildir. Kişi Fra a 3 gibi daha dayanıklı başka bir çilek alerjenine karşı duyarlıysa pişmiş veya işlenmiş ürünlerle de reaksiyon yaşayabilir.

Fra a 3 Nedir?

Fra a 3, çilekte bulunan lipid transfer proteini yani LTP grubundaki alerjenlerden biridir. Lipid transfer proteinleri özellikle Akdeniz bölgesindeki bitkisel besin alerjilerinde klinik açıdan önem taşır ve şeftali veya elmadaki LTP proteinleriyle çapraz reaksiyon gösterebilir.

Çilekteki Fra a 3 ile şeftali ve elma LTP’leri arasında çapraz reaksiyon gösterilmiştir. Bununla birlikte Fra a 3’ün alerjenik gücünün şeftali ve elmadaki bazı LTP’lerden daha düşük olabileceği bildirilmiştir.

LTP proteinleri PR-10 proteinlerine göre ısı ve sindirime daha dayanıklı olabildiği için LTP duyarlılığı bulunan kişilerde reaksiyon yalnızca ağız bölgesiyle sınırlı olmayabilir. Bu nedenle özellikle çilek tüketiminden sonra yaygın ürtiker veya sistemik reaksiyon yaşayan kişilerin değerlendirilmesinde farklı alerjen aileleri göz önünde bulundurulmalıdır.

Fra a 4 Nedir?

Fra a 4 çilekte tanımlanan profilin ailesinden bir alerjendir. Profilinler polenlerde ve çok sayıda bitkisel besinde bulunan çapraz reaktif proteinlerdir. Bu nedenle profilin duyarlılığı bulunan kişilerde birden fazla meyve veya sebzeye karşı test pozitifliği ve klinik reaksiyon görülebilir.

Profilinler genellikle ısıya ve sindirime karşı daha hassas proteinler olduğu için profilin aracılı reaksiyonlar çoğunlukla ağız ve boğaz bölgesindeki hafif belirtilerle ilişkilidir. Bununla birlikte kişinin klinik tablosu yalnızca tek bir alerjen üzerinden yorumlanmamalıdır.

Çilek Alerjisi ile Polen Alerjisi Arasında İlişki Var mı?

Evet. Çilek özellikle huş poleniyle çapraz reaksiyon açısından önemli olabilen bir meyvedir. Huş polenindeki Bet v 1’e karşı duyarlılığı bulunan bazı kişilerde çilekteki homolog Fra a 1 proteini IgE tarafından tanınabilir. Bu durumda kişi polen mevsiminde alerjik rinit belirtileri yaşarken çiğ çilek tüketiminden sonra da ağız ve boğazda kaşıntı geliştirebilir.

Ancak huş poleni alerjisi olan herkes çileğe alerjik değildir. Polen alerjisi oldukça yaygın olmasına rağmen gerçek klinik çilek reaksiyonu daha sınırlı bir grupta görülür. Kişi çileği yıllardır herhangi bir sorun yaşamadan tüketiyorsa yalnızca huş poleni alerjisi nedeniyle çileğin diyetten çıkarılması gerekli değildir.

Çilek Polen-Gıda Sendromu Yapar mı?

Evet. Çilek polen-gıda sendromuna neden olabilen meyvelerden biridir. Özellikle Fra a 1 gibi Bet v 1 homolog proteinlere karşı gelişen çapraz reaksiyonda belirtiler çiğ çilek tüketiminden hemen sonra ortaya çıkabilir.

Ağızda ve damakta kaşıntı, dudaklarda karıncalanma, boğazda hafif kaşıntı veya lokal şişme tipik belirtiler arasındadır. Çoğu reaksiyon hafif ve ağız bölgesinde sınırlıdır. Bununla birlikte bitkisel besin alerjilerinde sistemik reaksiyonların tamamen imkânsız olduğu düşünülmemelidir.

Kişinin çilek dışındaki elma, armut, şeftali veya başka çiğ meyvelerle de benzer ağız belirtileri yaşaması polen-gıda sendromu açısından önemli bir ipucu olabilir.

Çilek Alerjisinde Diğer Meyvelerle Çapraz Reaksiyonlar

Çilek ile Ahududu Alerjisi Arasında İlişki Var mı?

Çilek ve ahududu Rosaceae ailesinin Rosoideae alt grubunda yer alan meyvelerdir. Bu nedenle bazı ortak veya benzer bitkisel proteinlere sahip olabilirler. Rosaceae meyve alerjilerini inceleyen çalışmalar çilek, ahududu ve böğürtlenin ortak alerjen aileleri açısından birlikte değerlendirilmesinin anlamlı olabileceğini göstermektedir.

Ancak çilek alerjisi olan herkes ahududuya alerjik değildir. Ahududuyu daha önce sorunsuz tüketen kişinin yalnızca çilek alerjisi nedeniyle ahududuyu bırakması gerekli değildir.

Her iki meyveyle de benzer hızlı reaksiyonlar yaşayan kişilerde çapraz duyarlılık değerlendirilebilir. Çilek ve ahududu tüketiminden sonra anafilaksi yaşayan çocuk vakası da bildirilmiştir.

Çilek ile Böğürtlen Alerjisi Arasında İlişki Var mı?

Çilek ve böğürtlen aynı Rosaceae ailesinin Rosoideae grubunda bulunur. Böğürtlen ve ahududu Rubus cinsinde yer alırken çilek Fragaria cinsindedir. Botanik olarak yakın olmaları bazı ortak alerjen ailelerinin bulunabileceğini düşündürür.

Bununla birlikte aynı ailede bulunmaları bütün hastalarda klinik çapraz alerji olacağı anlamına gelmez. Çileğe alerjisi bulunan fakat böğürtleni düzenli olarak sorunsuz tüketen kişinin böğürtleni yalnızca botanik yakınlık nedeniyle bırakması gerekli değildir.

Çilek ile Şeftali Alerjisi Arasında İlişki Var mı?

Çilek ve şeftali Rosaceae ailesindedir ancak farklı alt gruplarda bulunurlar. Buna rağmen lipid transfer proteinleri gibi panalerjenler aracılığıyla çapraz reaksiyon görülebilir. Fra a 3 ile şeftali ve elma LTP’leri arasında laboratuvar düzeyinde çapraz reaksiyon gösterilmiştir.

Şeftali alerjisi bulunan herkesin çileğe alerjik olması beklenmez. Ancak özellikle LTP duyarlılığı bulunan ve birden fazla Rosaceae meyvesiyle sistemik reaksiyon yaşayan kişilerde ortak alerjen proteinlerin rolü değerlendirilmelidir.

Çilek ile Elma ve Armut Arasında Çapraz Reaksiyon Olur mu?

Çilek, elma ve armut aynı geniş Rosaceae ailesine aittir. Bu meyveler arasında PR-10, profilin ve LTP gibi ortak panalerjen aileleri bulunabileceği için çapraz duyarlılık görülebilir.

Özellikle huş polenine bağlı PR-10 duyarlılığında elma sık reaksiyon oluşturan meyvelerden biridir. Aynı kişinin çilekle de ağız kaşıntısı yaşaması ortak polen-gıda sendromunun bir parçası olabilir.

Ancak elma veya armuda alerjisi olan herkesin çileğe, çilek alerjisi olan herkesin de elma ve armuda alerjik olduğu söylenemez. Kişinin daha önce güvenle tükettiği meyveler gereksiz yere diyetten çıkarılmamalıdır.

Çileğin Tüketim Şekli Alerjiyi Etkiler mi?

Çilek Pişirilince Alerji Yapmaz mı?

Bu sorunun cevabı kişinin hangi çilek proteinine karşı duyarlı olduğuna bağlıdır. Fra a 1 gibi PR-10 proteinleri ısıya karşı hassas olduğundan bazı polen-gıda sendromlu kişiler pişirilmiş veya yoğun işlenmiş çileği taze çilekten daha iyi tolere edebilir. Çileğin işlenmesinin Fra a 1 miktarını ve alerjenik yapısını etkileyebildiği gösterilmiştir.

Ancak çileğin pişirilmesi bütün alerjenleri ortadan kaldırmaz. Fra a 3 gibi daha dayanıklı proteinlere karşı duyarlılığı bulunan kişilerde pişmiş çilek ürünleri de reaksiyon oluşturabilir.

Bu nedenle gerçek ve özellikle sistemik çilek alerjisi bulunan kişinin “pişmiş olduğu için güvenlidir” düşüncesiyle çilek içeren ürünleri evde kendi başına denemesi doğru değildir.

Çilek Reçeli Alerji Yapar mı?

Çilek reçeli uzun süreli ısıl işlem gördüğü için Fra a 1 gibi ısıya hassas proteinlerin alerjenliği azalabilir. Bu nedenle yalnızca polen-gıda sendromuna bağlı çiğ çilek reaksiyonu yaşayan bazı kişiler reçeli daha iyi tolere edebilir.

Buna karşılık daha dayanıklı çilek proteinlerine karşı gerçek alerjisi bulunan kişiler çilek reçeliyle de reaksiyon yaşayabilir. Ayrıca ticari reçellerde başka meyveler veya katkı maddeleri bulunabileceğinden reaksiyon gelişirse ürünün tam içeriği değerlendirilmelidir.

Pişmiş çileğin tolere edilip edilmediği kişinin kendi başına ciddi reaksiyon riski alınarak test edilmemelidir.

Çilek Yoğurdu Alerji Yapar mı?

Çilekli yoğurt hem çilek hem de süt proteinleri içerdiğinden reaksiyonun kaynağı her zaman çilek olmayabilir. Özellikle çocuklarda süt proteini alerjisi çilek alerjisinden daha farklı ve ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Çocuk sade yoğurdu sorunsuz tüketiyor ancak çilekli yoğurtla tekrarlayan hızlı reaksiyon yaşıyorsa çilek veya üründeki başka bileşenler değerlendirilebilir. Buna karşılık çileği sorunsuz tüketip yalnızca belirli bir yoğurtla reaksiyon yaşanması durumunda sütün veya diğer katkıların rolü düşünülmelidir.

Çilekli Dondurma Alerji Yapar mı?

Çilekli dondurma da çok bileşenli bir üründür. Süt, yumurta, çilek ve bazı ürünlerde kuruyemiş veya farklı aroma maddeleri bulunabilir. Bu nedenle dondurma sonrasında reaksiyon yaşandığında doğrudan çilek alerjisi tanısı koymak doğru değildir.

Gerçek çilek alerjisi bulunan kişi ise dondurma içerisindeki çilek proteinlerine karşı reaksiyon yaşayabilir. Özellikle ürün gerçek çilek parçaları veya püresi içeriyorsa maruziyet daha belirgin olabilir.

Çilek Aroması Alerji Yapar mı?

Çilek aroması ile gerçek çilek aynı şey değildir. Yapay aroma maddeleri çoğu zaman çileğin proteinlerini içermez ve gerçek IgE aracılı çilek alerjisinde sorumlu olan temel alerjenler proteinlerdir.

Bununla birlikte doğal çilek aroması, meyve konsantresi veya çilek ekstraktı içeren ürünlerin yapısı farklı olabilir. Bu nedenle ciddi çilek alerjisi bulunan kişinin yalnızca “çilek aromalı” ifadesine bakarak ürünün güvenli olup olmadığına karar vermemesi, içeriği değerlendirmesi gerekir.

Ayrıca aromalı ürünlerde başka alerjen bileşenler bulunabileceği için reaksiyonun kaynağı her zaman çilek olmayabilir.

Dondurulmuş Çilek Alerji Yapar mı?

Evet. Dondurma işlemi çilekteki alerjen proteinleri güvenilir şekilde ortadan kaldırmaz. Gerçek çilek alerjisi bulunan kişiler dondurulmuş çilekle de reaksiyon yaşayabilir.

Dondurulmuş çileğin daha sonra pişirilmesi bazı ısıya duyarlı proteinleri etkileyebilir ancak bu durum bütün çilek alerjenlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Çileğin Rengi ve “Kırmızı Meyve Alerjisi”

Çileğin Kırmızı Rengi Alerji Yapar mı?

Çileğin kırmızı renginden sorumlu doğal pigmentler ile gerçek IgE aracılı çilek alerjisini birbirine karıştırmamak gerekir. Çilek alerjisinde temel olarak proteinlere karşı bağışıklık yanıtı gelişir.

Fra a 1 proteinlerinin çileğin flavonoid ve renk gelişimi süreçlerinde biyolojik rolleri bulunduğu gösterilmiştir ancak meyvenin “kırmızı olması” tek başına alerjen olduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle “kırmızı meyveler alerji yapar” şeklindeki yaygın genelleme tıbbi açıdan doğru değildir. Çileğe alerjisi olan kişinin kiraz, vişne, karpuz veya diğer bütün kırmızı meyveleri yalnızca renkleri nedeniyle bırakması gerekli değildir.

Kırmızı Meyve Alerjisi ile Çilek Alerjisi Aynı Şey midir?

Hayır. “Kırmızı meyve alerjisi” tek bir alerjen veya tek bir botanik grubu ifade etmez. Çilek, kiraz, vişne, karpuz, frambuaz ve kırmızı üzüm birbirinden farklı bitkisel kaynaklardır.

Aynı kişinin birden fazla meyveye karşı çapraz reaksiyon göstermesi mümkündür ancak bunun nedeni meyvelerin kırmızı renkli olması değildir. PR-10, LTP veya profilin gibi ortak protein aileleri gerçek çapraz reaksiyonların altında yatan mekanizmalardır.

Bu nedenle çileğe alerjisi bulunan kişinin bütün kırmızı meyveleri beslenmesinden çıkarması doğru değildir.

Çocuklarda Çilek Alerjisi ve Ağız Çevresi Kızarıklığı

Çilek Çocuklarda Alerji Yapar mı?

Evet, gerçek çilek alerjisi çocuklarda görülebilir. Ancak çocuklarda çilek tüketiminden sonra ortaya çıkan her kızarıklık alerji değildir. Özellikle küçük çocuklarda çileğin asidik yapısı ve meyvenin cilde doğrudan teması ağız çevresinde lokal irritasyona neden olabilir.

Çocuğun yalnızca çileğin değdiği ağız çevresinde kızarıklık yaşaması, başka bir bölgede ürtiker bulunmaması ve genel durumunun tamamen normal olması gerçek IgE aracılı alerjiyle aynı değildir. Buna karşılık tüketimden kısa süre sonra yaygın ürtiker, belirgin dudak veya göz şişmesi, tekrarlayan kusma, öksürük, hırıltı veya nefes darlığı gelişmesi gerçek besin alerjisi açısından değerlendirilmelidir.

Çocuklarda yalnızca deri testi pozitifliği de gerçek çilek alerjisini kanıtlamaz. Bir çocuk çalışmasında çileğe duyarlanma oranının doğrulanmış klinik alerjiden daha yüksek olması, test pozitifliği ile gerçek besin alerjisinin aynı olmadığını göstermektedir.

Çilek Yiyince Ağız Çevresi Kızarması Alerji midir?

Her zaman değildir. Özellikle küçük çocuklarda çilek suyu ciltle uzun süre temas ettiğinde ağız çevresinde kızarıklık ve hafif irritasyon görülebilir. Bu durum yalnızca temas bölgesinde kalır ve genellikle ürtiker, belirgin şişme veya solunum belirtisi eşlik etmez.

Gerçek IgE aracılı reaksiyonda ise kızarıklık yalnızca çileğin temas ettiği alanla sınırlı kalmayabilir. Yaygın ürtiker, anjiyoödem, kusma veya solunum belirtileri gibi ek bulgular görülebilir.

Bu ayrım gereksiz çilek eliminasyonunu önlemek açısından özellikle çocuklarda önemlidir.

Çilek Egzersizle Birlikte Alerjik Reaksiyonu Artırabilir mi?

Nadir olarak besinle egzersizin birlikte bulunduğu reaksiyonlar farklı bitkisel gıdalarda görülebilir. Çilek tüketiminden sonra egzersizle ilişkili yaygın alerjik reaksiyon bildirilmiş vaka da bulunmaktadır. Bu durum her çilek alerjili kişinin egzersizden kaçınması gerektiği anlamına gelmez ancak yalnızca belirli koşullarda ortaya çıkan reaksiyonların değerlendirilmesinde kofaktörlerin sorgulanması önemlidir.

Kişi çileği bazı zamanlarda sorunsuz tüketmesine rağmen egzersiz, alkol veya başka kofaktörlerle birlikte sistemik reaksiyon yaşıyorsa bu ayrıntı alerji öyküsünde mutlaka belirtilmelidir.

Çilek Alerjisi Nasıl Teşhis Edilir?

Çilek alerjisinin teşhisinde en önemli basamak ayrıntılı klinik öyküdür. Çileğin taze mi, pişmiş mi, reçel veya başka bir ürün içerisinde mı tüketildiği; belirtilerin ne kadar sürede başladığı ve hangi organ sistemlerinin etkilendiği değerlendirilmelidir. Kişinin daha önce çileği sorunsuz tüketip tüketmediği de önemli bir bilgidir.

Huş ve diğer polenlere karşı alerji öyküsü özellikle sorgulanmalıdır. Çilekle yalnızca ağız kaşıntısı yaşayan ve aynı zamanda elma, armut veya başka çiğ meyvelerle benzer belirtiler geliştiren kişilerde polen-gıda sendromu düşünülebilir.

Ahududu, böğürtlen, şeftali, elma ve diğer Rosaceae meyvelerinin toleransı da değerlendirmede yardımcı olabilir. Ancak bu besinlerin tamamına gelişigüzel test yapılması ve bütün pozitif sonuçların klinik alerji kabul edilmesi doğru değildir.

Klinik duruma göre deri prik testi, taze çilekle prick-to-prick testi ve çileğe özgü IgE değerlendirmesi kullanılabilir. Testlerin sonucu kişinin gerçek tüketim öyküsüyle birlikte yorumlanmalıdır. Tanının belirsiz kaldığı ve tıbben uygun görülen durumlarda kontrollü oral besin provokasyonu kullanılabilir. Ciddi reaksiyon riski nedeniyle provokasyon evde yapılmamalıdır.

Çilek Alerji Testinin Pozitif Çıkması Ne Anlama Gelir?

Çileğe yönelik deri veya spesifik IgE testinin pozitif olması kişinin çilekte bulunan bir veya daha fazla proteine karşı duyarlanmış olabileceğini gösterir. Ancak duyarlanma ile klinik alerji aynı değildir.

Özellikle huş poleni gibi çapraz reaktif polenlere duyarlı kişilerde çilek testi pozitif olabilir fakat kişi çileği günlük yaşamda sorunsuz tüketebilir. Çocuklarda da duyarlanmanın doğrulanmış klinik alerjiden daha sık görülebildiği gösterilmiştir.

Bu nedenle daha önce çileği herhangi bir sorun yaşamadan tüketen bir kişinin yalnızca pozitif test nedeniyle çileği bırakması doğru değildir.

Moleküler Alerji Testleri Çilek Alerjisinde Kullanılabilir mi?

Moleküler alerji yaklaşımı kişinin hangi protein ailesine karşı duyarlı olduğunu anlamaya yardımcı olabilir. Örneğin PR-10 ağırlıklı duyarlılık polen-gıda sendromuyla daha uyumlu bir tabloyu düşündürebilirken LTP duyarlılığı farklı klinik risklerle ilişkili olabilir.

Bununla birlikte çileğe özgü bileşen testlerinin ulaşılabilirliği süt, yumurta, yer fıstığı veya bazı ağaç yemişlerinde olduğu kadar geniş değildir. Bu nedenle moleküler testler klinik öykünün yerine geçmez ve yalnızca uygun kişilerde yardımcı değerlendirme olarak kullanılmalıdır.

Çilek Alerjisinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gerçek çilek alerjisi doğrulandığında temel yaklaşım klinik reaksiyona neden olan çilek ve gerekli durumlarda çilek içeren ürünlerden kaçınmaktır. Ancak kişinin reaksiyon tipi önemlidir. Yalnızca çiğ çilekle hafif polen-gıda sendromu yaşayan ve pişmiş çileği güvenle tükettiği gösterilmiş kişinin yaklaşımı, çilekle anafilaksi yaşayan kişiden farklı olabilir.

Ahududu, böğürtlen, elma, armut, şeftali ve diğer bütün Rosaceae meyvelerinin otomatik olarak yasaklanması gerekli değildir. Kişinin daha önce güvenle tükettiği meyvelerin beslenmede korunması gereksiz eliminasyon diyetlerinin önüne geçer.

Daha önce sistemik reaksiyon yaşayan veya anafilaksi açısından riskli bulunan kişilere hekim tarafından adrenalin oto-enjektörü reçete edilebilir ve kişiye özel acil durum planı hazırlanabilir. Anafilaksi geliştiğinde birinci basamak tedavi adrenalindir.

Çilek Alerjisi Kendiliğinden Geçer mi?

Çilek alerjisinin doğal seyri kişinin alerji mekanizmasına ve yaşına göre değişebilir. Çocukluk dönemindeki bazı besin duyarlılıkları zaman içerisinde değişebilirken polen-gıda sendromuyla ilişkili çilek reaksiyonları kişinin polen duyarlılığı devam ettiği sürece görülebilir.

Yalnızca uzun süredir reaksiyon yaşanmaması alerjinin kesin geçtiğini göstermez; kişi bu dönemde çileği tamamen tüketmemiş olabilir. Buna karşılık daha önce çilek alerjisi tanısı konmuş ancak yıllar içerisinde test değerleri azalan ve reaksiyon öyküsü değişen kişilerde tolerans gelişip gelişmediği uzman değerlendirmesiyle yeniden incelenebilir.

Çilek Alerjisi ile İntolerans Aynı Şey midir?

Hayır. Çilek alerjisinde bağışıklık sistemi çilekte bulunan proteinlere karşı reaksiyon gösterir. İntolerans veya gastrointestinal hassasiyette ise bağışıklık sistemi dışında farklı mekanizmalar rol oynar.

Çilek lif ve doğal şekerler içerdiği için fazla miktarda tüketildiğinde bazı kişilerde karın şişkinliği veya bağırsak yakınmaları oluşabilir. Bu belirtilerin tek başına bulunması çilek alerjisi anlamına gelmez.

Gerçek IgE aracılı alerjide özellikle tüketimden kısa süre sonra tekrarlayan ağız kaşıntısı, ürtiker, şişme, kusma veya solunum belirtileri daha anlamlıdır.

Çilek Sonrası Belirtiler Nasıl Değerlendirilebilir?

Çilek sonrası durumDaha çok düşündürebileceği durum
Çiğ çilekten hemen sonra yalnızca ağız ve boğaz kaşıntısıPolen-gıda sendromu ve Fra a 1/PR-10 duyarlılığı düşünülebilir
Küçük çocukta yalnızca çileğin değdiği ağız çevresinde kızarıklıkKontakt irritasyon olabilir; tek başına alerji anlamına gelmez
Çilek sonrası yaygın ürtiker, şişme veya solunum belirtisiSistemik IgE aracılı çilek alerjisi açısından değerlendirme gerekir
Çiğ çilekte belirti olup pişmiş ürünü tolere etmeIsıya duyarlı PR-10/profilin ilişkili reaksiyon düşünülebilir
Çilek reçeli veya pişmiş çilekle de sistemik reaksiyonDaha dayanıklı alerjen proteinler açısından değerlendirme gerekebilir

Bu tablo kesin tanı amacıyla kullanılmaz. Aynı belirti farklı mekanizmalarla ortaya çıkabileceği için klinik öykü ve gerekli alerji değerlendirmesi birlikte ele alınmalıdır.

Çilek Alerjisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Çilek yiyince ağız çevresinin kızarması alerji midir?

Her zaman değildir. Özellikle küçük çocuklarda çileğin cilde doğrudan teması ağız çevresinde lokal irritasyona neden olabilir. Yaygın ürtiker, belirgin şişme, kusma veya solunum belirtileri olmadan yalnızca temas bölgesindeki kızarıklık gerçek IgE aracılı çilek alerjisini tek başına göstermez.

Çilek alerjisi polen alerjisiyle ilişkili olabilir mi?

Evet. Çilekteki Fra a 1, huş poleninin Bet v 1 alerjenine benzeyen PR-10 proteinidir. Huş poleni alerjisi olan bazı kişiler çiğ çilek tüketiminden sonra ağız ve boğazda kaşıntı şeklinde polen-gıda sendromu yaşayabilir.

Çilek alerjisi olanlar ahududu ve böğürtlen yiyebilir mi?

Birçok kişi yiyebilir. Çilek, ahududu ve böğürtlen Rosaceae ailesinin Rosoideae grubunda yer aldığı için bazı ortak alerjenler bulunabilir ancak çilek alerjisi diğer iki meyveye otomatik olarak alerji anlamına gelmez. Daha önce güvenle tüketilen meyveler gereksiz yere bırakılmamalıdır.

Çilek pişirilince alerji yapmaz mı?

Her zaman değil. Fra a 1 gibi bazı PR-10 proteinleri ısıya hassas olduğu için bazı kişiler pişmiş çileği daha iyi tolere edebilir. Ancak daha dayanıklı alerjenlere karşı duyarlılık varsa pişmiş veya işlenmiş çilek de reaksiyon oluşturabilir.

Çilek reçeli alerji yapabilir mi?

Evet. Isıl işlem bazı çilek alerjenlerini azaltabilir ancak bütün alerjen proteinleri ortadan kaldırmaz. Gerçek ve özellikle sistemik çilek alerjisi bulunan kişiler reçeli otomatik olarak güvenli kabul etmemelidir.

Çilek alerjisi olanlar bütün kırmızı meyveleri bırakmalı mı?

Hayır. Meyvelerin kırmızı renkte olması aynı alerjenleri taşıdıkları anlamına gelmez. Çileğe alerjisi bulunan kişinin kiraz, vişne, karpuz veya diğer kırmızı meyveleri yalnızca renkleri nedeniyle beslenmesinden çıkarması doğru değildir.

Çilek alerjisi testi nasıl yapılır?

Tanıda klinik öykünün yanında deri prik testi, taze çilekle prick-to-prick testi ve uygun durumlarda çileğe özgü IgE ölçümü kullanılabilir. Test pozitifliği tek başına klinik alerji anlamına gelmediğinden sonuçlar gerçek tüketim öyküsüyle birlikte değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda kontrollü oral provokasyon yapılabilir.

Çilek alerjisi tehlikeli olabilir mi?

Evet. Çilek alerjisinde reaksiyonların önemli bir kısmı hafif olabilse de nadiren sistemik reaksiyon ve anafilaksi gelişebilir. Nefes darlığı, dil veya boğazda belirgin şişme, tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi veya bayılma acil değerlendirme gerektirir.

Sonuç

Çilek alerjisi tek bir mekanizmayla ortaya çıkan bir meyve alerjisi değildir. Özellikle huş poleniyle ilişkili Fra a 1 duyarlılığı bulunan kişilerde çiğ çilek tüketiminden sonra ağız ve boğaz çevresinde sınırlı polen-gıda sendromu belirtileri gelişebilir. Buna karşılık Fra a 3 gibi daha dayanıklı alerjenlere karşı duyarlılık bulunan kişilerde daha yaygın reaksiyonlar görülebilir. Çilekte profilin gibi başka çapraz reaktif proteinlerin de bulunması klinik tablonun kişiden kişiye değişebilmesini açıklar.

Çocuklarda çileğin ağız çevresine temasından sonra oluşan lokal kızarıklık özellikle dikkatli değerlendirilmelidir. Yalnızca temas bölgesinde görülen hafif kızarıklık her zaman gerçek besin alerjisi değildir. Buna karşılık yaygın ürtiker, belirgin şişme, tekrarlayan kusma veya solunum belirtileri gerçek IgE aracılı reaksiyon açısından değerlendirme gerektirir.

Çileğin ahududu, böğürtlen, şeftali, elma ve diğer Rosaceae meyveleriyle bazı ortak protein ailelerine sahip olması bütün bu meyvelerin otomatik olarak yasaklanmasını gerektirmez. Tanıda amaç kişinin hangi çilek proteinine karşı duyarlı olabileceğini ve hangi besinlerle gerçekten klinik reaksiyon yaşadığını belirlemektir. Böylece ciddi reaksiyon açısından riskli kişiler korunabilirken çilek veya diğer meyvelerin gereksiz yere beslenmeden çıkarılmasının önüne geçilebilir.

Benzer İçerikler