Baharatlar yemeklere tat, aroma ve renk vermek amacıyla kullanılan geniş bir bitkisel ürün grubudur. Karabiber, kırmızı biber, kimyon, kişniş, tarçın, rezene, anason, zencefil ve benzeri çok sayıda ürün günlük beslenmede baharat olarak kullanılabilir. Bu nedenle “baharat alerjisi” tek bir alerjen veya tek bir hastalık anlamına gelmez. Bir kişi yalnızca belirli bir baharata karşı alerjik olabilirken diğer baharatları herhangi bir sorun yaşamadan tüketebilir.

Baharat tüketiminden sonra ağızda yanma, burun akıntısı, öksürük veya mide rahatsızlığı yaşanması da her zaman gerçek besin alerjisi anlamına gelmez. Özellikle acı biber gibi ürünlerde bulunan irritan maddeler ağız ve boğaz mukozasında doğrudan tahrişe neden olabilir. Baharat tozunun solunması ise alerjisi olmayan kişilerde bile öksürük veya burun rahatsızlığı oluşturabilir. Bununla birlikte baharat proteinlerine karşı gerçek IgE aracılı alerji gelişmesi mümkündür ve bu durumda kaşıntı, ürtiker, dudak veya yüzde şişme, kusma, solunum güçlüğü ve nadiren anafilaksi gibi reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

Baharat alerjisinin bir başka önemli özelliği polen alerjileriyle olan ilişkisidir. Özellikle pelin otu gibi bazı yabani ot polenlerine duyarlı kişilerde kereviz, havuç ve bazı baharatlarda bulunan benzer proteinlere karşı çapraz reaksiyon gelişebilir. Bu ilişki literatürde kereviz–pelin otu–baharat sendromu olarak tanımlanmıştır. Ancak polen alerjisi bulunan herkesin baharatlara alerjik olduğu düşünülmemelidir.

For privacy reasons YouTube needs your permission to be loaded.

Baharat Alerjisi Nedir?

Baharat alerjisi, bağışıklık sisteminin bir veya daha fazla baharatta bulunan belirli proteinlere karşı aşırı duyarlılık geliştirmesi sonucunda ortaya çıkan besin alerjisidir. IgE aracılı reaksiyonlarda bağışıklık sistemi normalde zararsız olan bir bitkisel proteini tehdit olarak algılar. Kişi aynı baharatla yeniden karşılaştığında histamin ve diğer alerjik mediyatörlerin salınması sonucunda belirtiler ortaya çıkabilir.

Ancak baharatlar birbirinden botanik olarak çok farklı kaynaklardan elde edilir. Bu nedenle “baharat alerjisi” tanısı konulduğunda bütün baharatların aynı şekilde değerlendirilmesi doğru değildir. Örneğin kimyon, kişniş, rezene ve anason Apiaceae ailesinde bulunurken kırmızı biber ve paprika Capsicum türlerinden elde edilir. Karabiber ise tamamen farklı bir bitki olan Piper nigrum’dan gelir. Tarçın ise ağaç kabuğundan elde edilir. Bu farklılık, kişinin bir baharata karşı alerjik olup diğerlerini tamamen sorunsuz tüketebilmesini açıklar.

Baharat Alerjisi Neden Olur?

Baharat alerjisinin temelinde bağışıklık sisteminin baharattaki proteinlere karşı duyarlanması bulunur. Bazı kişiler doğrudan ilgili baharata karşı duyarlanabilir. Başka kişilerde ise ilk duyarlanma polenler aracılığıyla gelişir ve daha sonra baharattaki benzer proteinlerle çapraz reaksiyon ortaya çıkar.

Özellikle pelin otu poleniyle bazı baharatlar arasındaki ilişki bu açıdan önemlidir. Pelin otu duyarlılığı bulunan kişilerde kereviz, havuç, kişniş, rezene, anason ve benzeri bitkisel gıdalarla çapraz reaksiyon görülebilir. Huş poleni de bazı bitkisel besinlerle çapraz reaksiyonlara katkıda bulunabilir. Kereviz, huş ve pelin otu arasındaki çapraz IgE reaktivitesinde birden fazla alerjen grubunun rol oynadığı gösterilmiştir.

Baharat alerjisinin klinik görünümü kişinin hangi proteine karşı duyarlı olduğuna göre değişebilir. Isıya duyarlı proteinlerle ilişkili reaksiyonlar pişirme sonrasında azalabilirken daha dayanıklı proteinler pişmiş gıdalarda da reaksiyona neden olabilir.

Baharat Alerjisi Belirtileri Nelerdir?

Baharat alerjisinin belirtileri sorumlu baharata, maruz kalınan miktara ve kişinin duyarlılığına göre değişebilir. Ağız içerisinde kaşıntı, dudaklarda karıncalanma, dil veya boğazda rahatsızlık ilk belirtiler arasında olabilir. Polenlerle çapraz reaksiyona bağlı durumlarda belirtiler bazen ağız ve boğaz bölgesinde sınırlı kalabilir.

Deride ürtiker, yaygın kaşıntı, kızarıklık veya dudak ve göz çevresinde şişme görülebilir. Sindirim sistemi etkilendiğinde karın ağrısı, bulantı, kusma veya ishal gelişebilir. Solunum sisteminin etkilenmesi halinde öksürük, ses değişikliği, hırıltılı solunum veya nefes almakta güçlük ortaya çıkabilir.

Baharat tozlarının solunması ise ayrı bir maruziyet şeklidir. Özellikle mesleki olarak baharatlarla çalışan kişilerde tozun solunması burun ve solunum yolu belirtilerine neden olabilir.

Baharat Alerjisi Anafilaksi Yapar mı?

Baharat alerjisi çoğu zaman daha hafif reaksiyonlarla gündeme gelse de gerçek IgE aracılı alerjide ciddi sistemik reaksiyon gelişmesi mümkündür. Polen-gıda sendromlarında da belirtiler yalnızca ağız çevresiyle sınırlı olmak zorunda değildir. Bazı hastalarda sistemik reaksiyon ve anafilaksi görülebilir.

Boğaz veya dilde belirgin şişme, nefes almakta güçlük, hırıltı, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü veya bayılma gibi belirtiler anafilaksi açısından acil değerlendirme gerektirir. Daha önce belirli bir baharatla sistemik reaksiyon yaşayan kişinin aynı ürünü küçük miktarda kendi kendine tekrar denemesi uygun değildir. Anafilaksi açısından riskli bulunan kişilere hekim tarafından adrenalin oto-enjektörü reçete edilebilir ve kişisel acil durum planı hazırlanabilir.

Baharat Yiyince Ağızda Yanma Alerji midir?

Her zaman değildir. Baharatların önemli bir kısmı doğrudan tahriş edici kimyasal bileşenler içerir. Özellikle acı kırmızı biberde bulunan kapsaisin, ağız ve boğazdaki sinir uçlarını uyararak yanma hissi oluşturur. Bu yanma bağışıklık sisteminin neden olduğu alerjik reaksiyon değildir.

Benzer şekilde çok yoğun karabiber, zencefil veya başka keskin baharatların tüketilmesi de ağız ve boğazda geçici irritasyona neden olabilir. Gerçek alerjide ise yanmaya ek olarak tekrarlayan kaşıntı, ürtiker, dudaklarda veya dilde şişme, kusma, nefes darlığı gibi bağışıklık sistemiyle ilişkili belirtiler görülebilir. Kişinin yalnızca çok acı yemeklerde ağız yanması yaşamasıyla, küçük miktarda belirli bir baharat tükettiğinde her seferinde ürtiker ve dudak şişmesi yaşaması aynı durum değildir.

Tarçın Sonrası Yanma veya Kızarıklık Alerji midir?

Tarçın ağız çevresinde ve ciltte irritan veya kontakt reaksiyonlara neden olabilecek maddeler içerir. Bu nedenle tarçınla temas sonrasında görülen ağız yanması, ağız içi tahriş veya lokal kızarıklık her zaman IgE aracılı besin alerjisi anlamına gelmez. Tarçına bağlı kontakt dermatit veya ağız mukozasında kontakt reaksiyonlar, klasik hızlı gelişen besin alerjisinden farklı mekanizmalarla ortaya çıkabilir.

Buna karşılık tarçın tüketiminden kısa süre sonra yaygın ürtiker, belirgin dudak şişmesi, kusma veya solunum belirtileri ortaya çıkıyorsa hızlı gelişen alerjik reaksiyon açısından değerlendirme gerekir. Reaksiyonun tipi doğru tanı açısından önemlidir çünkü irritasyon, kontakt alerji ve IgE aracılı alerjinin değerlendirme ve yönetimi birbirinden farklıdır.

Baharat Alerjisinde Polen ve Çapraz Reaksiyonlar

Baharat alerjisinde polenlerle ve aynı botanik ailedeki diğer bitkilerle çapraz reaksiyonlar önemli olabilir. Özellikle pelin otu poleni ve Apiaceae ailesindeki bitkiler arasındaki ilişki dikkat çekicidir. Bununla birlikte çapraz duyarlılık bulunması, kişinin ilişkili bütün baharatlara klinik olarak alerjik olduğu anlamına gelmez.

Pelin Otu ve Baharat Alerjisi Arasındaki İlişki

Pelin otu poleni bazı bitkisel besinlerle çapraz reaksiyon açısından önemli bir aeroalerjendir. Pelin otu alerjisi bulunan kişinin bağışıklık sistemi polendeki belirli proteinlere karşı IgE oluşturabilir. Bazı baharatlarda benzer protein yapıları bulunuyorsa aynı IgE antikorları bu proteinleri de tanıyabilir.

Bunun sonucunda kişi polen mevsiminde solunum yolu belirtileri yaşarken bazı baharatları tükettiğinde de ağız, deri veya daha sistemik belirtiler geliştirebilir. Pelin otu alerjisiyle kereviz ve çeşitli baharatlar arasındaki bu ilişki uzun yıllardır “kereviz–pelin otu–baharat sendromu” kapsamında tanımlanmaktadır. Ancak pelin otu alerjisi olan herkesin bütün baharatlardan kaçınması gerekmez.

Kereviz–Pelin Otu–Baharat Sendromu Nedir?

Kereviz–pelin otu–baharat sendromu, pelin otu polenine karşı duyarlılığı bulunan bazı kişilerde kereviz ve çeşitli baharatlarla çapraz reaksiyon gelişmesini ifade eder. Özellikle Apiaceae ailesindeki kereviz, havuç, maydanoz, kişniş, rezene, anason ve kimyon gibi bitkiler bu açıdan dikkat çekebilir.

Bu bitkilerin içerisinde yapısal olarak benzer alerjenler bulunabilir. Araştırmalar huş poleni, pelin otu ve kereviz arasında birden fazla çapraz reaktif alerjen grubunun bulunduğunu göstermiştir. Kereviz-havuç-pelin otu-baharat ilişkisini inceleyen çalışmalar ise maydanoz, anason, rezene ve kimyon gibi ürünlerde çapraz duyarlılık görülebildiğini bildirmiştir.

Ancak testte çapraz duyarlılık görülmesi, kişinin bütün bu baharatları tükettiğinde gerçek reaksiyon yaşayacağı anlamına gelmez. Besinlerin diyetten çıkarılması klinik belirtiye göre yapılmalıdır.

Kimyon, Kişniş, Rezene ve Anason Alerjisi Birlikte Görülebilir mi?

Bu baharatların bir bölümü aynı Apiaceae ailesine aittir. Kimyon, kişniş, rezene ve anason arasında botanik ve protein benzerlikleri bulunduğundan bazı kişilerde çapraz duyarlılık görülebilir. Aynı ailede maydanoz, kereviz ve havuç da bulunur.

Bu nedenle örneğin kişniş tüketiminden sonra reaksiyon yaşayan ve pelin otu polenine karşı da duyarlı olan kişinin kimyon veya rezene gibi diğer Apiaceae baharatlarıyla ilgili öyküsünün değerlendirilmesi yararlı olabilir. Ancak kişinin kişnişe alerjisi bulunması kimyon, rezene ve anasonun otomatik olarak yasaklanmasını gerektirmez. Daha önce sorunsuz şekilde tüketilen baharatların yalnızca aynı bitki ailesinde bulunmaları nedeniyle bırakılması gereksiz beslenme kısıtlamasına yol açabilir.

Karabiber ve Kırmızı Biber Alerjisi Aynı Şey midir?

Hayır. Karabiber ve kırmızı biber günlük dilde benzer şekilde “biber” olarak adlandırılsa da farklı bitkilerden elde edilir. Karabiber Piper nigrum bitkisinin meyvesinden üretilirken kırmızı biber ve paprika Capsicum türlerinden elde edilir. Bu nedenle birine karşı alerji bulunması diğerine karşı otomatik olarak alerji bulunduğu anlamına gelmez.

Karabiber ve paprikanın polen ve kerevizle ilişkili baharat sendromundaki alerjenleri üzerine yapılan çalışmalarda çeşitli çapraz IgE reaksiyonları gösterilmiştir. Ancak bu çapraz reaktivitenin tek bir klasik polen proteiniyle açıklanamadığı da görülmüştür. Bu durum baharat alerjisinin neden tek bir basit mekanizmayla açıklanamayacağını gösterir.

Baharatın Solunması ve Mesleki Maruziyet

Baharatlarla yalnızca yemek yoluyla değil, solunum yoluyla da temas edilebilir. Özellikle baharat üretimi, öğütme, paketleme ve profesyonel mutfak ortamlarında çalışan kişilerde yoğun baharat tozu maruziyeti önem taşıyabilir.

Baharat Tozunu Solumak Alerji Yapar mı?

Baharat tozları alerjik olmayan kişilerde bile burun ve boğazda irritasyona, hapşırmaya veya öksürüğe neden olabilir. Bunun yanında gerçek solunum yolu duyarlılığı gelişmiş kişilerde burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, gözlerde kaşıntı, öksürük veya astım belirtileri görülebilir.

Bu nedenle baharatı yemekle sorun yaşamayan ancak yoğun baharat tozunun bulunduğu iş ortamında solunum belirtileri yaşayan kişilerde mesleki maruziyet ayrıca değerlendirilmelidir.

Baharat Alerjisi Nasıl Teşhis Edilir?

Baharat alerjisinin teşhisi diğer bazı besin alerjilerine göre daha zor olabilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri baharatların çoğunlukla tek başına tüketilmemesidir. Reaksiyon genellikle çok sayıda bileşen içeren bir yemek, sos, salamura ürün veya hazır gıda tüketildikten sonra ortaya çıkar. Bu nedenle ilk olarak kişinin tam olarak ne tükettiği ve belirtilerin ne zaman başladığı ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.

Evde hazırlanan bir yemekte kullanılan baharatların bilinmesi daha kolay olabilir. Restoran veya hazır gıda ürünlerinde ise “baharat karışımı” gibi genel ifadeler sorumlu ürünün belirlenmesini zorlaştırabilir. Kişinin polen alerjisi özellikle sorgulanmalıdır. Pelin otu ve huş poleni duyarlılığı bazı baharat reaksiyonlarının yorumlanmasında önem taşıyabilir.

Şüpheli baharata göre deri prik testi, taze veya doğal ürünle prick-to-prick benzeri testler ve kanda spesifik IgE değerlendirmeleri kullanılabilir. Ancak bütün baharatlar için standartlaştırılmış ve yüksek performanslı ticari testlerin bulunmadığı unutulmamalıdır. Tanının belirsiz kaldığı durumlarda kontrollü oral provokasyon testi düşünülebilir. Ciddi reaksiyon ihtimali nedeniyle bu testler evde yapılmamalıdır.

Baharat Alerji Testinin Pozitif Çıkması Ne Anlama Gelir?

Pozitif deri veya spesifik IgE testi kişinin ilgili baharata karşı duyarlanmış olabileceğini gösterir. Ancak pozitiflik gerçek klinik alerjiyle aynı değildir. Bu ayrım polen alerjisi bulunan kişilerde özellikle önemlidir. Çapraz reaksiyon gösteren proteinler nedeniyle kişi bazı baharatlara karşı testlerde pozitif sonuç gösterebilir fakat bunları günlük yaşamda sorunsuz şekilde tüketebilir.

Bu nedenle kişinin sorunsuz tükettiği bir baharat yalnızca pozitif test nedeniyle otomatik olarak diyetten çıkarılmamalıdır. Test sonuçları kişinin gerçek tüketim öyküsü ve reaksiyon özellikleriyle birlikte yorumlanmalıdır.

Baharat Alerjisinin Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gerçek baharat alerjisi doğrulandığında temel yaklaşım reaksiyona neden olan baharattan kaçınmaktır. Ancak burada en önemli nokta bütün baharatları yasaklamamaktır. Örneğin kişinin yalnızca kişnişe karşı gerçek alerjisi varsa karabiber, tarçın veya zencefili de otomatik olarak beslenmesinden çıkarması gerekli değildir.

Çapraz reaksiyon ihtimali bulunan baharatlar kişinin daha önceki tüketim öyküsüne göre değerlendirilmelidir. Ciddi reaksiyon geçirmiş kişilerde yanlışlıkla maruziyet durumunda ne yapılacağına ilişkin acil durum planı hazırlanmalıdır. Anafilaksi açısından riskli hastalara hekim tarafından adrenalin oto-enjektörü reçete edilebilir. Anafilaksi geliştiğinde birinci basamak tedavi adrenalindir. Antihistaminikler kaşıntı ve ürtiker gibi bazı belirtileri azaltabilir ancak anafilakside adrenalinin yerine geçmez.

Baharat Karışımları Neden Sorun Oluşturabilir?

Baharat alerjisi bulunan kişiler için en zor alanlardan biri içeriği tam olarak bilinmeyen baharat karışımlarıdır. Köri karışımı, et veya tavuk baharatı, köfte harcı, taco baharatı ve farklı yöresel baharat karışımları çok sayıda bitkisel bileşen içerebilir. Kişi karışımın yalnızca görünen veya baskın aromasını biliyor olabilir ancak reaksiyona neden olan baharat daha düşük miktarda bulunabilir.

Ayrıca hazır soslar, çorbalar, işlenmiş et ürünleri ve çeşitli atıştırmalıklarda da baharat karışımları kullanılabilir. Bu nedenle belirli bir baharata karşı ciddi alerjisi bulunan kişinin ürün içeriğini dikkatli değerlendirmesi önemlidir.

Baharatların Pişirilmesi Alerjiyi Ortadan Kaldırır mı?

Baharat alerjisinde pişirmenin etkisi sorumlu alerjen proteine göre değişir. Bazı proteinler ısıya karşı hassastır ve pişirme sırasında yapıları değişebilir. Bu kişilerde pişirilmiş baharatla reaksiyon daha az olabilir. Buna karşılık bazı bitkisel alerjenler ısıya daha dayanıklıdır ve yemek pişirildikten sonra da alerjik reaksiyona neden olabilir.

Bu nedenle “baharat yemekle birlikte piştiği için alerji yapmaz” şeklinde genel bir yaklaşım doğru değildir. Daha önce sistemik reaksiyon yaşayan bir kişi aynı baharatın pişmiş halini kendi kendine deneyerek güvenli olup olmadığını belirlememelidir.

Çocuklarda Baharat Alerjisi

Çocuklarda baharat alerjisinin değerlendirilmesinde de gerçek alerji ile irritasyonun ayrılması önemlidir. Özellikle acı baharat tüketildikten sonra ağızda yanma, yüz kızarması veya öksürük görülmesi doğrudan alerji anlamına gelmeyebilir. Buna karşılık belirli bir baharatın tekrar tekrar tüketilmesinden sonra yaygın ürtiker, dudak veya göz çevresinde şişme, kusma, hırıltı veya solunum güçlüğü ortaya çıkması alerji açısından değerlendirilmelidir.

Çocuğun tek bir baharata karşı şüpheli reaksiyonu nedeniyle yemeklerdeki bütün baharatların kaldırılması çoğu durumda gerekli değildir. Gereksiz kısıtlama hem beslenmeyi zorlaştırabilir hem de aile açısından günlük yemek hazırlığını gereksiz biçimde karmaşık hale getirebilir.

Baharat Alerjisi ile İntolerans Aynı Şey midir?

Hayır. Baharat alerjisinde bağışıklık sistemi belirli bir baharat proteinine karşı reaksiyon gösterir. İntolerans, irritasyon veya farmakolojik etkilerde ise bağışıklık sistemi dışında farklı mekanizmalar bulunur.

Örneğin acı biberdeki kapsaisin ağızda yanmaya ve terlemeye neden olabilir. Bu normal fizyolojik etki, acı biber alerjisi anlamına gelmez. Bazı baharatların yoğun tüketimi mide yanması veya bağırsak yakınmalarını artırabilir. Bu da tek başına alerjik reaksiyon değildir. Gerçek IgE aracılı alerjide tüketimle tekrarlayan ve genellikle kısa sürede gelişen ürtiker, şişme, kusma veya solunum belirtileri daha dikkat çekicidir.

Baharat Sonrası Belirtiler Nasıl Değerlendirilebilir?

Baharat sonrası durumDaha çok düşündürebileceği durum
Acı biber sonrası yalnızca yanma ve terlemeKapsaisin etkisine bağlı irritasyon
Belirli baharattan sonra her seferinde ürtiker ve dudak şişmesiIgE aracılı alerji açısından değerlendirme gerekir
Pelin otu alerjisi olan kişide kimyon, kişniş veya rezene sonrası ağız kaşıntısıPolen-baharat çapraz reaksiyonu düşünülebilir
Baharat tozu ortamında burun akıntısı, öksürük veya hırıltıİrritasyon veya solunum yolu duyarlılığı değerlendirilebilir

Bu tablo yalnızca genel değerlendirmeye yardımcı olur. Kesin tanı belirtilerin tamamı ve alerji değerlendirmesiyle konulmalıdır.

Baharat Alerjisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Baharat yiyince ağız yanması alerji midir?

Her zaman değildir. Özellikle acı biberde bulunan kapsaisin doğrudan sinir uçlarını uyararak yanma hissine neden olur. Alerji daha çok tekrarlayan kaşıntı, ürtiker, şişme veya solunum belirtileri gibi bulgularla düşündürür.

Bir baharata alerjisi olan kişi bütün baharatları bırakmalı mı?

Hayır. Baharatlar birbirinden çok farklı bitkisel kaynaklardan elde edilir. Bir baharata alerji bulunması diğer bütün baharatlara alerji olduğu anlamına gelmez.

Polen alerjisi baharat alerjisi yapabilir mi?

Bazı kişilerde evet. Özellikle pelin otu poleniyle kereviz ve bazı Apiaceae baharatları arasında çapraz reaksiyon görülebilir. Bu durum kereviz–pelin otu–baharat sendromu olarak bilinir.

Kimyon alerjisi olan kişi kişniş yiyebilir mi?

Kimyon ve kişniş aynı Apiaceae ailesinde bulunduğundan çapraz reaksiyon mümkündür. Ancak kimyon alerjisi olan herkes kişnişe alerjik değildir. Daha önce kişnişi sorunsuz tüketen kişilerde gereksiz yasaklama yapılmamalıdır.

Baharat alerjisi testi yapılabilir mi?

Evet, şüpheli baharata göre deri ve spesifik IgE testlerinden yararlanılabilir. Ancak bütün baharatlar için standart testler bulunmayabilir. Bu nedenle klinik öykü ve gerektiğinde kontrollü provokasyon önemlidir.

Baharat pişirilince alerjen özelliği kaybolur mu?

Her zaman değil. Bazı alerjenler ısıyla azalabilirken bazıları pişirmeye karşı daha dayanıklıdır. Bu nedenle gerçek baharat alerjisi bulunan kişinin pişmiş baharatı otomatik olarak güvenli kabul etmesi doğru değildir.

Baharat kokusu alerjik reaksiyon yapar mı?

Baharat tozu solunum yollarını tahriş edebilir veya duyarlı kişilerde burun ve astım belirtilerini tetikleyebilir. Ancak yemek kokusunu almakla besini tüketmek aynı maruziyet değildir ve risk kişiden kişiye değişir.

Baharat alerjisi tehlikeli olabilir mi?

Evet. Çoğu reaksiyon hafif olabilir ancak gerçek IgE aracılı alerjide sistemik reaksiyon ve anafilaksi gelişebilir. Nefes darlığı, dil veya boğaz şişmesi, baş dönmesi ya da bayılma acil değerlendirme gerektirir.

Sonuç

Baharat alerjisi tek bir hastalık veya tek bir alerjen olarak değerlendirilmemelidir. Baharat adı altında kullanılan ürünler farklı bitki ailelerinden gelir ve bir baharata alerji bulunması bütün baharatların beslenmeden çıkarılmasını gerektirmez. Baharat tüketiminden sonra ağızda yanma veya öksürük gibi belirtilerin önemli bir kısmı irritan etkilere bağlı olabilir. Özellikle acı biberdeki kapsaisin gibi maddeler gerçek besin alerjisi olmadan belirgin yakınmalara neden olabilir.

Buna karşılık belirli bir baharatın tüketiminden sonra tekrarlayan ürtiker, şişme, kusma veya solunum belirtileri gelişmesi gerçek alerji açısından değerlendirilmelidir. Polen alerjileri de bazı hastalarda önemli olabilir. Özellikle pelin otu, kereviz ve Apiaceae ailesindeki çeşitli baharatlar arasında tanımlanan çapraz reaksiyonlar bu ilişkinin iyi bilinen örneklerindendir.

Tanıda amaç yalnızca pozitif bir alerji testi bulmak değil, hangi baharatın gerçekten klinik reaksiyona neden olduğunu belirlemektir. Böylece hem ciddi reaksiyon riski bulunan kişiler korunabilir hem de bütün baharatların gereksiz yere beslenmeden çıkarılmasının önüne geçilebilir.

Benzer İçerikler